Çekme Karavan İle Yol Hikayelerimiz

Facebook Fan
Video Galerimiz
Ana Sponsorumuz
İnterlaken - 2014
Provence - 2013
Endülüs - 2013
Romantische Straße- 2012
Garda - 2011
Venedik Floransa 2010
Portofino - 2010
Prag - 2009
İsviçre- 2008
Yunan Adaları - 2007
Paris- 2007
İtalya - 2006

1. Bölüm ADAPAZARI-ALEXANDROUPOLİS


 

      


      Gezmeyi seven insanlar için bunun bir çok yolu vardır .Biz yolumuzu beş yıl önce karavan dünyasından geçirdik ve o yolda ilerlemeye devam ediyoruz

   Sevgili karavansever dostlar: yeniden herkese merhabalar.Yeni bir gezi yazını sizlerle paylaşmanın keyfini yaşıyoruz.İnanın bu gezmek kadar bize haz veriyor.Bu geziler sayesinde yurt dışında karavan ile seyahat etmenin sanıldığı karar zor olmadığını gördük.Yeni ufuklara yelken açmak,birbirinden farklı coğrafyalarda değişik kültür ve yaşantıya sahip insanlarla beraber olmak tarif edilemez bir hayat tecrübesi.Gezi boyunca gördüklerimiz ile kendi yaşantımızı kıyaslamak iç dünyamıza yapılan yolculuklar işin farklı bir tadı.
  
      Öncelikle bu seneki rotamız hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.Çekme karavan ile yaptığımız bu beşinci yurt dışı rotamızın ana eksenini Almanya Ren nehri kıyılarındaki orta çağ şato ve kaleleri ile,Fransa Loire vadisindeki muhteşem güzellikteki şatolar oluşturdu.
Bu sene sizlerle paylaşacağımız anılarımızda çok hoş fotoların yanı sıra oldukça değişik açıdan çekilmiş güzel videolarımız olacak.Beğeneceğinizi umuyoruz.
Bu seneki rotamız genel hatları itibarıyla Almanya Ren ve Mosel nehirleri ile Fransa'nın Paris çevresi,Loire ve Drome vadileri etrafında geçti.Özellikle Ren rotamızı Münih'te yaşayan karavancı sevgili Hüseyin abinin gezilerinden esinlenerek ve ondan yardım alarak planladık.
Yine her gezimizde olduğu gibi çocuklar için Disneyland ve Legoland  eğlence parklarında dört gün geçirdik.Bu seneki rotamız gezi ağırlıklı olduğundan uzun yol yaptık,haliyle yorucu geçti.Bazen çocukların tahammül sınırlarını çok zorlamadık değil.

     Yine her sene olduğu gibi feribot geçişini tercih ettik.Mevsim itibarıyla genelde ılıman tammül edilebilir sıcaklıklara denk geldik.Son altı yılda iki kez motokravan dört kezde çekme karavan ile Avrupa yollarında gezme tecrübemiz sayesinde herhangi bir olumsuzluk yaşamadık.
Otuz altı gün olarak planladığımız bu yılki rotamızda kalacağımız bütün kamp alanlarını önceden rezerve ettik.İğoumenitsa Venedik feribot biletini yaklaşık üç ay önceden ayırttık.


     


     


    Ramazan bayramının ilk günü anne baba akraba ziyaretlerinden sonra saat beş gibi yola çıkıyoruz.Hedefimiz Yunanistan Alexandroupolis.Burada bizi hoş bir buluşma bekliyor.Sevgili çekme karavancı arkadaşımız Fethi ve ailesi ile bizleri kampta bekliyor.

      Haydi Bismillah deyip yollara düşüyoruz..

 
     


     


    Otobana rahatlıkla giriş yapıyoruz.Artık Silivri İpsala hududu hariç tüm yolculuğumuz Avrupa dahil otobanlardan geçecek.Çekme karavan ile yolculukta bu büyük bir rahatlık.


    Her gezimizde yaptığımız gibi ilk molamızı İstanbul gişelerine gelmeden önce Opet İkbal tesislerinde veriyoruz.Havada yavaş yavaş kararmaya başlıyor.


     


     

     İkbal tesislerinde her zamanki gibi hafif atıştırma ve yol boyu yiyecek bir kaç tatlı pişmaniye türü yiyecekler alıyoruz.Çocuklar bunlara bayılıyor.Nede olsa tatildeyiz kuralları biraz esnetiyoruz.

     


    Mola sonrası bu uzun yolları çift şöför gitmenin rahatlığına güvenip  ben dinlenmeye geçiyorum.Rotamızda planladığımız ilk gece konaklama noktamız her zamanki gibi Silivri otobanındaki Metro dinlenme tesisleri.


      


       Çekme karavan ile gece yolculuğunu zorunlu kalmadıkça tercih etmiyoruz.Bayramın birinci günü İstanbul trafiği yoğun değil.Gece köprü geçişi ve Silivri otobanına giriş oldukça rahat oluyor.Ebru gece olmasına rağmen rahat bir şekilde kamp dışı konaklayacağımız Metro dinlenme tesisine bizleri ulaştırıyor.Yarın kahvaltı sonrası sınırı geçmeyi planlıyoruz. Rahat bir yere park edip hafif bir atıştırma sonrası uykuya dalıyoruz.


     


      Gece bayram sebebiyle tesis oldukça kalabalık.Biraz tedirgin oluyoruz ancak bu sene taktırdığımız alarm sayesinde rahatız.


     

     Sabah sekiz gibi kalkıyoruz.Karavanda yol üstünde kahvaltı ile uğraşmayalım diyoruz,zaten etraf park yerine giren çıkan ile dolu.Metro tesislerinde kahvaltımızı yapıp İpsala'ya doğru yola çıkıyoruz.

    


     


      Yaklaşık üç saatlik bir yolculuğun ardından saat bir gibi Keşan İpsala yol ayrımına varıyoruz.Yol üstünde  üç yıl önce gece konaklama yaptığımız Aydık tesislerinin önünden geçerken hatıraları yad ediyoruz.

 
     

     
     


      Sınıra yaklaştığımızda benzin istasyonuna girip depomuzu dolduruyoruz.Çocuklara bir kaç atıştırmalık birşeyler alıyoruz.


     


     
     
     Sınır kapısı oldukça sakin,avrupa'ya giden birkaç büyük aracın haricinde yoğunluk yoktu.Tesisler her zamanki gibi temiz ve düzenliydi.

     


     Saat bir gibi sınır bölgesine giriş yapıyoruz.Arabanın yeşil sigortası,uluslararası ehliyet ve yurt dışı çıkış harçlarını daha önceden hallettiğimiz için kısa sürede gümrük işlemlerini bitirip Egnatia Odos otobanına karavanın tekerleklerini değdiriyoruz artık bizim için tatil şimdi başlıyor...

       
     


  Yunan sınırından problemsiz bir şekilde geçiş yaptıktan sonra rotamızın ilk kamp alanı  Camping Aleksandroupolis'doğru yola koyuluyoruz.Yaklaşık  kırkbeş kilometre yolumuz var.Hiç acele etmeden yol alıp bir saat sonra kampa giriş yapıyoruz.Daha önceden üç kez konakladığımız bu Yunan belediye kamp alanı her zamanki gibi bizleri karşılıyor.

  
     


     
 
 
     


      Rotamızın ilk bölümünü böylece problemsiz bir şekilde bitirmiş oluyoruz.Kampta  Fethi ve ailesi ile bir gün geçirip dinleneceğiz.Ertesi gün ise feribot için yollara düşeceğiz.İkinci bölümde görüşmek üzere....


     


     




Facebook  Twitter  Delicious  Google  Digg